
Zahreth Sırtları · Nişancı
Kestrel
Şahin Avcı
Arena'dan kaçan yaratıkları avlayan bir kurye. Şahini iki kez öldü ve iki kez geri döndü.
- Rol
- Nişancı
- Bölge
- Zahreth Sırtları
- Yetenekler
- 4 yetenek ve 1 pasif
Mühür sağlam. Şimdilik.
Yetenekler
Değerler oyun verisinden gelir ve her yamada güncellenir.
Pasif: Şahin Gözü
Kehri'nin gözü sürüdeki en zayıf adımı önce seçer. Bunu Kestrel'in annesi öğretti.
- Hasar
- 0 (+%80 SG) fiziksel hasar
Q: Ağır Cıvata
Kendi döktüğü ağır bir ok. Bir kaçağın kemik derisini delmek için ağır yapıldı.
- Hasar
- 80 (+%110 SG) fiziksel hasar
- Menzil
- 750
- Mana bedeli
- 45
- Bekleme
- 7 sn
W: Şahin Gözcü
Kehri havalanır ve Kestrel'in göremediğini görür. Bazen iki kez ölmüş bir kuşun görebileceği şeyleri de görür.
- Hasar
- 40 (+%40 SG) fiziksel hasar
- Süre
- 5 sn
- Menzil
- 1.090
- Etki alanı
- 545
- Mana bedeli
- 40
- Bekleme
- 20 sn
E: Ayı Kapanı
Bir kaçağın izinin birden bittiği yerlere kurduğu demir kapan. Kaçan bir şeyi en az bir an tutar.
- Hasar
- 60 (+%50 SG) fiziksel hasar
- Sabitleme
- 1,5 sn
- Süre
- 40 sn
- Menzil
- 410
- Etki alanı
- 82
- Mana bedeli
- 50
- Bekleme
- 14 sn
R: Ok Yağmuru
Şahincilerin sürü avı işareti. Şahin döner ve gökten oklar yağar.
- Hasar
- 90 (+%60 SG) fiziksel hasar
- Menzil
- 750
- Mana bedeli
- 100
- Bekleme
- 60 sn
Köken
- Arzu
- Takılıların Arena'nın döngüsünden nasıl kaçıp dünyaya sızdığını bulmak.
- Korku
- Kehri'nin ölmesi. Ya da çoktan ölmüş olması ve omzundakinin yalnız bir yankı olması.
Zahreth'te mektup kutsaldır. Şahinciler loncasına giren her çocuk ilk gün aynı yemini eder: Taşıdığın mektubu okumazsın. Mührü kırmazsın. Sakladığın şey seni saklar. Kestrel bu yemini on bir yaşında etti. Tel-Azra Yuvası'nın rüzgâr çanlarının altındaydı. Yemini ilk kez yirmi üç yaşında bozdu.
O yıl DS 1233'tü. DS, Duruş'tan Sonra demektir; Devran yılları böyle sayar. Annesi Sirel kuzey sırtlarında bir posta turundaydı. Sirel loncanın en hızlı kuryelerinden biriydi. Kimse ona yetişemezdi. Ama onu bir insan bulmadı. Onu bir kurt buldu. Kurdun dişleri kemikten, gözleri soluktu. Gölgesi yere düşmüyordu. Kestrel izleri üç gün takip etti. Sonunda bir kaya çıkıntısında izlerin birden bittiği yeri buldu. İz ileri gitmiyordu. Sanki kurt havaya, bir kum saatinin içine geri akmıştı.
Yaşlı Şahinciler ona bu yaratıkların adını söyledi: kaçaklar. Takılılar, Arena'nın döngüsüne kapılıp içeride kalan yaratıklardır. Bazıları bir şekilde dışarı sızıyordu. Kimse nasıl olduğunu bilmiyordu. Sayım Evi de soruları cevaplamıyordu. Sayım Evi, Arena'daki maçları ve antları kaydeden tarafsız katiplerdir. O gün Kestrel avcı oldu. Hafif, ahşap bir arbalet yaptı. Oklarını kendi eliyle döktü. Sonra kaçakları avlamaya başladı. İlk avladığı kaçağın kemik beyazı kaburgaları bugün arbaletinin yaylarıdır.
Lonca bundan hoşlanmadı. Şahinciler taşır, avlamaz. Bir kurye de yolundan sapmaz. Kestrel yolundan sapmadı, yalnız yolunu değiştirdi. Artık kaçak izlerinin geçtiği yerlere giden mektupları istiyor. Posta turlarını ava göre seçiyor. Yaşlılar bunu görüyor ama susuyor. Çünkü kaçakların sayısı her yıl artıyor. Onları durdurabilen başka kimse de yok.
Yemini de o gün bozdu. Annesinin çantasında hâlâ mühürlü bir mektup vardı. Mektup Sayım Evi'nden Fırtına Meclisi'ne gidiyordu. Kestrel mührü kırdı. İçinde tek bir satır vardı: «Sızıntılar artıyor. Sayıyı açıklamayın.» O günden beri mektupları okuyor. Hepsini değil, yalnız Arena'nın adı geçenleri.
Kehri, kehribar tüylü şahini, o yıldan beri sol omzunda duruyor. Kestrel Arena'ya ilk girdiğinde Kehri de onunla geldi. Çünkü Şahinciler kuşlarından ayrılmaz. Bir salınımda, yani Arena'daki bir maçta, bir Menhir Kehri'yi havada yaktı. Menhirler, koridorları koruyan taş kulelerdir. Kestrel çeşmede uyandığında şahin yine omzundaydı. Tüyleri tamdı, gözleri parlıyordu. Arena'da ölen şampiyon çeşmeye geri sarılır. Arena, Kehri'yi de geri sarmıştı. İkinci kez Ossara'nın çukurunda öldü. Yine geri geldi.
Ama Kehri artık bazı ıslıkları tanımıyor. Kestrel annesinden üç notalık bir dönüş ıslığı öğrendi. Kehri bu ıslığı duyunca başını yana eğip bekliyor. Geceleri Kestrel onun uykusunu izliyor ve kendine soruyor: Arena bir şeyi geri sardığında, geri dönen şey aynı şey midir? Yoksa Kehri'nin yerinde bir yankı mı oturuyor? Yankılar, Arena'nın hafızadan bastığı varlıklardır. Belki de bu, Kehri'nin hatırasından basılmış bir yankıdır.
Geçimini kaçakların leşlerini satarak sağlıyor. Bunu loncaya söylemiyor. Olumre'den gelen gaga maskeli bir hekim olan Ravel, her leş için iyi para veriyor. Hiç soru da sormuyor. Kestrel de ona soru sormuyor. Anlaşmaları basit: Kimse leşlerin nereden geldiğini sormayacak. Nereye gittiğini de sormayacak.
Azrieth'in sürgün mektubunu da Kestrel taşıdı. Çocukluk arkadaşının sürgün edildiğini ilk o okudu. Çünkü o mektubu da açmıştı. Azrieth'e bunu hiç söylemedi. Ona yalnız Gurhal'a giden en kısa yolu gösterdi.
Tekleme gecesi Kestrel, Arena'nın bulunduğu Kadrun'un kenarında pusudaydı. Tekleme, bütün dünyanın bir kalp atımı boyunca durduğu andır. O anda hareket eden tek şey Kehri'ydi. Şahin havalandı ve Arena'nın üstünde üç kez döndü. Uyuyan Yüz, Arena'nın altına gömülü dev bir taş yüzdür. O gece gözlerini açtı. Kehri o gözlere doğru bir çığlık attı. Çığlık, annesinin üç notalık ıslığının kusursuz bir tekrarıydı. Kestrel o ıslığı Kehri'ye hiç öğretmemişti.
