Gurhal · Tank

Vorgal

Dağın Öfkesi

Kalbi çalınmış, hafızası olmayan bir dağ parçası. Halkı onu ata sanıyor. O ise kendine bile inanmıyor.

Rol
Tank
Bölge
Gurhal
Yetenekler
4 yetenek ve 1 pasif

Uyandım... Hâlâ.

Yetenekler

Değerler oyun verisinden gelir ve her yamada güncellenir.

Pasif: Lav Çekirdeği

Göğsündeki kor, yakındaki düşmanları bir dağın sabrıyla yakar. Kalbi eksik olsa da hâlâ sıcaktır.

Hasar
20 büyü hasarı

Q: Çekiç Darbesi

Çekiç, Vorgal'ın kendi kırık zirvesidir. Vurduğu yerde toprak yarılır ve bir süre ateş sızar.

Hasar
70 (+%80 SG) fiziksel hasar
Yavaşlatma
%30, 1,5 sn
Etki alanı
205
Mana bedeli
45
Bekleme
8 sn

W: Kaya Zırhı

Bedenindeki kaya plakaları kapanır. Bir yamaç gibi darbeyi yavaşlatır ve üstünden kaydırır.

Kalkan
80
Süre
4 sn
Mana bedeli
55
Bekleme
14 sn

E: Heyelan Hücumu

Ughrak'ın yarasından ilk kalktığı an gibi bir heyelan. Kimse onu durduramaz ve yolundakini sersemletir.

Hasar
60 (+%60 SG) fiziksel hasar
Sersemletme
1 sn
Menzil
475
Mana bedeli
60
Bekleme
13 sn

R: Dağ Yaran

Hatırlamadığı bir çağdan kalan tek hareket. Çekiç inince toprak açılır. Yara bir süre kor solur.

Hasar
200 (+%60 SG +%40 YG) büyü hasarı
Sersemletme
1,25 sn
Menzil
545
Etki alanı
260
Mana bedeli
100
Bekleme
90 sn

Köken

Arzu
Kalbinin eksik parçasını bulmak. O parça uzakta, güneybatıda tıklıyor.
Korku
Yeniden uyumak. Uyandığında her şeyi, Ruvok'u bile unutmuş olmak.

Dağlar uyur ama rüya görmez. Vorgal bunu biliyor. Çünkü uyandığında arkasında hiçbir rüya yoktu. Yalnız ağırlık, sıcaklık ve çok uzun bir sessizlik vardı. Sonra bir ses geldi. Kuru, keskin ve sabırsız bir sesti. Yamaçta bir yara açıldı ve içeri ilk kez hava doldu. Hava soğuktu. Vorgal soğuğun ne olduğunu o gün öğrendi.

Kazıcılar, Ughrak'ın yamacını barutla açmıştı. Yamaçtaki kor-taşını istiyorlardı. Açılan yerden turuncu bir sıvı aktı. Askaranlılar ona lav dedi, Kızıl Boylar ise kan. Vorgal bir süre hangisinin doğru olduğunu düşündü. Bir dağ için bir süre uzundur. Üç gün boyunca yaranın ağzında kıpırdamadan oturdu. Akan sıvıyı seyretti. Dördüncü gün ayağa kalktı. Çünkü birisi ona ağıt söylüyordu.

Ağıtı söyleyen kızıl saçlı bir adamdı. Bu adam Hurr Boyu'ndan Ruvok'tu. Dizlerinin üstündeydi ve gözleri yaşlıydı. İki baltasını yanına, toprağa bırakmıştı. Vorgal'ın gördüğü ilk yüz onunkiydi. Ruvok ona Ata dedi. Vorgal bu kelimenin anlamını bilmiyordu. Yine de reddetmedi. Adamın sesinde yıkılmış bir şeyin yeniden kalkma isteği vardı. Bir dağ bu isteği anlar.

O günden beri Kızıl Boylar ondan akıl ister. Ocak Kurultayı'nda onu en öne oturturlar. Sorularını ona sorarlar. Askaran'la savaşalım mı? Kor-taşını satalım mı? Ölülerimizi hangi yamaca gömelim? Vorgal düşünür. Düşünmek ona günler alır. Cevabı çoğu zaman tek bir kelimedir. Boylar o kelimeyi aylarca yorumlar. Kimse ona asıl soruyu sormaz. Vorgal hiçbir şey hatırlamıyor. Ne Dağ Atalarını, ne eski boyları, ne kendi adını hatırlıyor. Vorgal adını bile ona Ruvok verdi.

Hatırladığı tek şey bir el. Taşın derinlerinde, kurulan bir şeyin içinde büyük ve sabırlı bir el var. El, bir anahtar çevirir gibi dönüyor. Ruvok bunu duyunca ağladı. Bunun Dağ Atalarının eli olduğunu söyledi. Vorgal emin değil. Boynunu bir halka gibi saran kor çizgiler var. Bu çizgiler aslında bir yazı. Kıvrımlı, labirent gibi bir yazı bu. Gurhal'da kimse onu okuyamıyor. Vorgal aynı yazıyı Arena'nın koridorlarında da gördü. Yerdeki kırık taş plakalarda vardı. Uyuyan Yüz'ün yanağında da vardı.

Bir eksiği de var. Çekirdeğinin bir yanı soğuk ve oyulmuş gibi boş. Vorgal oraya dokunduğunda uzaktan bir ses duyuyor: tık. Bir süre sonra yine: tık. Ses güneybatıdan, denize doğru bir yerden geliyor. Orada dişliler ve kanallar var. Kızıl Boylar ona o kentin adını söyledi: Tavellin. Vorgal bunu duyunca bir hafta boyunca hiç konuşmadı.

Arena'ya Ruvok'un peşinden geldi. Arena'da şampiyonlar her zaferde Dem kazanır. Dem, Devran'da zamanın madde halidir. Boyların töresi ise Arena'dan Dem almayı yasaklar. Bu, Vorgal için sorun değildi. O Dem almaya değil, bir şey duymaya gelmişti. Arena'nın içinde tık sesi daha yakın ve daha net. Karşı takımda bazen Ughrak'ı açan Kazıcıyı görüyor. Ruvok onu ezmesini istiyor. Vorgal ise Kazıcıya uzun uzun bakıyor. Onu yaralayan el, onu uyandıran elle aynıydı. Bir dağ bunu nasıl affeder? Ya da nasıl teşekkür eder? Vorgal bunu henüz bilmiyor.

Korktuğu tek şey uykudur. Dağlar yavaş yaşar. Uyandıklarında da her şeyi unuturlar. Vorgal bunu bilecek kadar hatırlıyor. Arena'da ölen şampiyon geri sarılır ve yeniden doğar. Vorgal her geri sarılışta bir parçasının ağırlaştığını hissediyor. Eski sessizlik onu geri çağırıyor. Tekleme gecesi bütün Devran bir kalp atımı boyunca durdu. Vorgal ise durmadı. Tam tersine, göğsündeki boşluk bir kez yüksek sesle attı. Aynı anda uzakta, Tavellin'de, bir şey geri kaldı.