
Gurhal · Savaşçı
Ruvok
Kızıl Balta
Bir balta ustası. Ölülerin adını okuduğu için düşman sancaktarı sağ bıraktı. Kendi töresini çiğneyip Arena'da savaşıyor.
Ağıtım hazır. Kimin için, göreceğiz.
Yetenekler
Değerler oyun verisinden gelir ve her yamada güncellenir.
Pasif: Kan Susuzluğu
Kızıl Boylar boyalarına kan katar. Her vuruş, Ruvok'a dağın sıcaklığından bir yudum geri verir.
- İyileştirme
- 3 (+%10 SG)
Q: Balta Kasırgası
Hurr Boyu'nun ağıt dansı. Ölülerin adlarını sayarken bir çember çizerek dönerler. Ruvok bu çemberi savaşta çelikle çizer.
- Hasar
- 65 (+%95 SG) fiziksel hasar
- Etki alanı
- 220
- Mana bedeli
- 40
- Bekleme
- 7 sn
W: Vahşi Sıçrayış
Bu sıçrayışı kül ormanlarında öğrendi. Askaran devriyelerinin üstüne böyle inerdi. İndiği yerde düşmanlar ağırlaşır.
- Hasar
- 70 (+%70 SG) fiziksel hasar
- Yavaşlatma
- %40, 1,5 sn
- Menzil
- 475
- Etki alanı
- 165
- Mana bedeli
- 50
- Bekleme
- 12 sn
E: Savaş Çığlığı
Ağıtın savaştaki hali. Dostlar için bir çağrı, düşmanlar için bir yastır. Dostlar hızlanır, düşmanlar yavaşlar.
- Hasar
- 40 (+%30 SG) fiziksel hasar
- Yavaşlatma
- %35, 2 sn
- Hızlanma
- %25, 2,5 sn
- Etki alanı
- 270
- Mana bedeli
- 45
- Bekleme
- 14 sn
R: Kan Öfkesi
Kan Sözü'nün ayini. Ruvok dağın sıcaklığını içine alır. Kısa bir süre yavaş bir kaya olmaktan çıkar, hızlı yanan bir kora dönüşür.
- İyileştirme
- 60 (+%40 SG)
- Hızlanma
- %20, 6 sn
- Süre
- 6 sn
- Mana bedeli
- 80
- Bekleme
- 75 sn
Köken
- Arzu
- Askaran'ı Gurhal'dan atmak ve Dağ Atalarını tamamen uyandırmak.
- Korku
- Dağların ata değil, yalnız taş olması. Söylediği bütün ağıtların boşluğa gitmiş olması.
Gurhal'da bir çocuk önce ağıt öğrenir, sonra balta tutar. Ruvok ilk ağıtını yedi yaşında söyledi. Sıcak bir kayanın üstünde, Hurr Boyu'nun bütün ölülerinin adını ezbere saydı. Gurhal halkının yazısı yoktur. Bu yüzden hafıza onlar için kutsaldır. Bir adı unutan, o kişiyi ikinci kez öldürür. Kimse ağıt söyleyen birine dokunmaz. Çünkü ağıtçı o an ölülerin sesidir.
On altı yaşında Kan Sözü'nü verdi. Boyunu koruyacak ve dağları uyandıracaktı. Ölmeden önce adını bir ağıta layık kılacaktı. Aşı toprağını kendi kanıyla karıştırdı ve bu boyayı tenine sürdü. Kızıl Boylar'ın kızıllığı buradan gelir. Onlar için savaş öfkesi bir çılgınlık değil, bir ayindir. Savaşçı dağın sıcaklığını içine alır. Kısa bir süre yavaş bir kaya olmaktan çıkar. Hızlı yanan bir kora dönüşür.
DS 1231'de Askaran sancakları Gurhal'ın eteklerine geldi. DS, Duruş'tan Sonra demektir; Devran yılları böyle sayar. Meclis buna düzen getirmek dedi. Boylar ise kor-taşı için geldiklerini söyledi. Susanlar adlı bazı boylar Askaran'la anlaştı. Kendi yamaçlarını Askaran'a açtılar. Hurr Boyu anlaşmadı. Ruvok on üç yıl boyunca geçitlerde, kül ormanlarında ve sıcak göllerin çevresinde savaştı. Kardeşlerinin çoğunun adını ağıta ekledi. Yalnız birini eklemedi. Küçük kız kardeşi bir baskın gecesi kül ormanında kayboldu. Cesedini hiç bulamadılar. Ruvok onun adını ağıta eklemeyi hâlâ reddediyor.
DS 1244'te bir fırtına geldi. Gurhal'ın göğünde kül olur, yağmur olmaz. Ama bu fırtına Zahreth'in beyaz öfkesiyle doluydu. Ruvok onu bir sırtın üstünden gördü. Rüzgârın ortasında ak saçlı bir kız vardı. Kız, fırtınaya asasının küresine geri dönmesi için yalvarıyordu. Kız düşünce Ruvok onu sırtına aldı. Onu boyunun mağaralarına taşıdı. Kimseye kızın nereden geldiğini söylemedi. Gurhal ile Zahreth'in eski bir sözü vardır: Gök ile ocak birbirini ele vermez.
Yağmur üç gün sürdü. Askaran'ın Dokuzuncu Sancak'ı Kara Geçit'te çamura saplandı. Dördüncü sabah Kızıl Boylar sisin içinden ağıt söyleyerek indi. Ruvok o sabah çok kişi öldürdü. Her şey bittiğinde çamurun ortasında bir kadın gördü. Kadın tek başına duruyordu. Elinde yırtık bir sancak vardı ve adlar okuyordu. Üç yüz ad. Sırayla ve eksiksiz.
Baltası ondan bir adım ötede durdu. Töre açıktı: Kimse ağıtçıya dokunmaz. Ama töre, bir Askaranlının da ağıt söyleyebileceğini hiç düşünmemişti. Ruvok kadına uzun uzun baktı. Sonra geri çekildi. Boyuna bundan hiç bahsetmedi. Bazı geceler o adları kendi ağıtlarının arasına katar. Aklında kalanları söyler. Kimin ölüleri olduklarını düşünmemeye çalışır.
DS 1241'de Ughrak'ın yarasından bir dağ kalktı. O dağa ilk ağıtı Ruvok söyledi. Ona Vorgal adını da o verdi. Dağ Ataları uyanıyordu ve işte kanıtı buydu. Ama Ata konuşmuyor. Hatırlamıyor. Bilmiyor. Ruvok bu sessizlikten Askaran'ın toplarından daha çok korkuyor. Ya dağlar ata değil de yalnız taşsa? O zaman söylediği bütün ağıtlar kime söylendi?
Boyunun töresine göre Arena'dan Dem almak atalara ihanettir. Dem, Devran'da zamanın madde halidir. Töreye göre kor dağdan gelir, Arena'dan gelmez. Ruvok yine de geldi. Hurr Boyu'nun ocakları sönüyor. Sıcak göller soğuyor. Durgun Lekeler, Susanlar'ın yamaçlarından içeri sızıyor. Durgun Leke, zamanın durduğu küçük bir bölgedir. Ruvok antını Ocak Kurultayı'na verdi. Ant, şampiyonun kazandığı Dem'i bir hamiye bağlayan sözdür. Kazandığı Dem'i boyuna gönderiyor. Boyu ise Dem'in nereden geldiğini bilmiyor. Bir gün Arena'da, Menhirlerin arasında, o sancaktarla yeniden karşılaştı. Menhirler, koridorları koruyan taş kulelerdir. Kadın ona neden onu sağ bıraktığını sordu. Ruvok cevap vermedi. Cevabın ona ne yapacağını bilmiyor.
